0462 411 06 06

Sosyal Medyada Biz}

Yabancı Dil

OKUL ÖNCESİNDE YABANCI DİL EĞİTİMİ

Çocuklar için 0–6 yaş arası dönem yabancı dil öğrenme açısından oldukça önemlidir. Doğumdan itibaren 6 yaşına kadar çocuğun beynindeki algılama mekanizması çok aktiftir ve bu mekanizmanın yardımıyla dil otomatik olarak beyne kaydedilmektedir. Çocuk duyduklarını adeta bir kasete kaydedercesine beynine kaydetmektedir. Bu yaş grubunda dil öğrenimi ana dil öğrenimine benzetilebilir. Çocuk doğduğu andan itibaren yakın çevresini rol model alarak alır ve söylenenleri kaydetmeye başlar. Kaydettiklerini daha sonra kas gelişimi tamamlanınca üretmeye başlar. Erken yaşta gerçekleşen dil eğitimi de aynı prensiplere sahiptir. Dil öğrenimi bir süreçtir. Bu sürecin en önemli adımlarından biri 0–6 yaş grubundayken atılmalıdır. 6 yaş sonrasında dil eğitimine başlayan çocukların erken yaşta başlayanlara oranla kelime dağarcıklarının daha kısıtlı olduğu ve cümle kurma yetilerinin erken yaşta öğrenenlere nazaran eksiklikler gösterdiği araştırmalarla kaydedilmiştir. Bunun sebebi algı mekanizmasının etkinliğini azalmasından başka bir şey değildir.

Dil edinme ve öğrenmede en merkezî ve önemli rol beyne verilmiştir. Beynin sol yarımküresinde dil edinmeyle ilgili bir bölge vardır Bu bölge doğuştan itibaren çok aktiftir. Bu aktiflik, derecesi giderek azalarak ergenliğin başlangıcı olan 10–14 yaşlarına kadar devam eder. Sağ ve sol beyin yarımkürelerinin gelişmesinin ergenlik döneminde sona ermesiyle, dil edinme artık zorlaşır. Dil gelişiminde kritik bir dönemin varlığı pek çok araştırmayla ispatlanmıştır. Yabancı dil öğrenmede ideal yaşın yedi ve altı olduğu, bunu ergenliğe kadar olan sürenin takip ettiği, ergenlik dönemine girdikten sonra ise, dil öğrenmenin zorlaştığı bilinmektedir. Dil öğrenme hususunda kritik dönem fikrini ortaya atan Lenneberg’e göre, dil sadece bebeklikten ergenlik çağına kadar olan dönemde kazanılır (Lenneberg, 1967). Yapılan araştırmalar, yabancı dilin küçük yaşta ana dili ile birlikte kazandırılmasının en uygun yol olduğunu göstermektedir. Yedi yaşından sonra bir dili aksansız öğrenmek zorlaşmaktadır.

Bu araştırmalar bir çocuğun ne kadar erken dil eğitimine başlarsa dil konusunda uzmanlaşmasının da daha kolay olduğunu göstermiştir.

Okul Öncesi Dönemde Yabancı Dil Öğrenmenin Avantajları:

* Çocuklar iyi birer gözlemcidir. Erken yaşlarda algılarının yüksek olmasından kaynaklı yeni bir dili öğrenirken ana dili öğrenme prensip ve yollarını hatırlayarak bunları İngilizce öğrenmek içinde kullanabileceklerini kısa sürede fark ederler ve uygulamaya koyarlar.
* Okul öncesi çocuklar yabancı dili çeşitli aktivitelerle öğrenirler (Oyun Merkezli Öğretim). Buradaki rol modelleri öğretmenleridir. Öğretmenler öğrencilerin çeşitli öğrenme tiplerine hitap eden farklı oyunlarla ve sürekli tekrarlarla öğrencinin dikkatini çekerler ve öğrenmeye istekli hale gelmelerine yardımcı olurlar. Çocuk, bu süreçte önce faaliyeti izler, daha sonra amacı anlar ve yetişkinin konuştuğu dilden gerekli anlamı çıkarır. Bir süre sonra ana dilde olduğu gibi yabancı dili de kullanmaya başlar.Bu bir binanın temelden yukarı doğru yavaş yavaş inşa edilmesine benzetilebilir.Yetişkinin buradaki görevi binaya destek veren iskele olarak adlandırılabilir.
* Yabancı dil eğitiminde önemli olan öğrendiği yabancı dili hayatlarının bir parçası haline getirebilmektir. Bu yaş grubundaki çocuklar henüz zihnen aşırı bilgiyle yüklü olmadıklarından öğrendiklerini çok daha kolay hafızaya alabilmekte ve uzun süreli öğrenimi gerçekleştirebilmektedirler.
* Küçük yaşlarda dil öğrenimine başlayan çocuklar ilerleyen yıllarda bir başka dil daha öğrenmek istediklerinde aynı doğal öğrenme tekniklerini rahatlıkla uygulamaya koyarlar. Erken yaşta dil öğrenimi çocuğun dil öğrenme yeteneklerini geliştirme şansı verir.
*Çocukların beyinlerindeki dil gelişiminin iki yaşında başladığı ve bu gelişimin ergenlik dönemine kadar sürdüğü açıklanmaktadır. Eğer çocuk bu erken dönemde(0-6 yaş) yabancı dil öğrenmeye başlarsa yabancı dili de anadili gibi rahatlıkla öğrenebilir.
*Son dönem dil eğitimi eleştirel düşünce, farklılaştırılmış eğitim ve taksonomi uygulamaları üzerine gelişen programlarla sürdürülmektedir. Bu yöntem ve teknikler çok erken yaştan başlayarak İngilizce öğretim müfredatlarında kullanılmaktadır. Bu sistemle erken yaşta başlayan dil eğitimi alan çocuklarda kavrama ve üst düzey becerileri tek dil bilen çocuklara oranla daha iyi gelişim sergilemektedir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki çocuklar ne kadar erken yaşta yabancı dil öğrenimine başlarsa bu alanda ileri yaşta (6 yaş sonrası) başlayanlara oranla çok daha başarılı ve dil hakimiyeti gelişmiş bireyler olurlar.